Atıcı T. (Yürütücü), Akesen S. , Akkoç A. , Kantarcı A.
bu çalışmada; sıçanlara oral yoldan uygulanacak kolşisinin sirküler alçı uygulayarak sağlanacak immobilizasyon ile oluşacak omuz eklem kontraktürü ve fibrozisi üzerine etkisinin immüno-histokimyasal, patolojik ve eklem hareket açıklığı ölçümleri ile araştırılması hedeflenmiştir.
Ağrı ve eklem hareket açıklılığında kısıtlılık ile seyreden donmuş omuz, glenohumeral eklemin sık karşılaşılan fakat etyopatogenezi tam olarak aydınlatılmamış rahatsızlığıdır. Temel olarak aktif, üretim gücünü oluşturan 40-60 yaş arası bireylerde görülen ve günlük yaşamı ileri derece kısıtlayan bu hastalıkta iyileşme sürecinin 3-10 yıla kadar uzadığı bilinmektedir. Gerek hasta gerekse toplum için sosyo ekonomik kayıplara ve psikolojik sorunlara yol açan donmuş omuzun tedavi edilmesi zorunluluktur. Kapsüloligamentöz dokularda skar ve kontraktür gelişiminin temel patoloji olduğu bu hastalıkta kapsülün kronik inflamasyonu, subsinovyal katmanın kapsüler kalınlığının artması, kapsülün kendi üzerine ve humerusun cerrahi boynuna yapışması ve kapsülde fibrozis gerçekleşir. ‘’Adheziv kapsülit’’ terimi ile de anılan bu hastalıkta fibrozisin engellenmesi ya da gelişen fibrozisin giderilmesini sağlayacak farmakolojik ajanların geliştirilmesi için birçok araştırma yapılmaktadır.
Antifibrotik, anti-inflamatuar, antihistaminik, membran stabilizasyonu ve lipid peroksidaz inhibisyonu etkili bitkisel bir ilaç olan kolşisinin adezyon ve fibrozisi önlemede etkin olduğu bilinmektedir. Fibrozisin sorumlu olduğu pelvik adezyonlarda, penil peyroni hastalığında, akciğer fibrozis konulu araştırmalarda kolşisin kullanılmış ve etkili olduğu saptanmıştır. Temel patolojinin fibrozis gelişimi olduğu bilinen donmuş omuzda antifibrotik farmakolojik ajan olan kolşisinin etkisinin değerlendirilmesi bu projenin birincil amacıdır ve daha önce araştırılmamış olması nedeni ile özgündür.
Hipotezimizin doğruluğu durumunda klinik çalışmalara öncü olacaktır ve temel iş gücünde etkin olan yaş grubunu etkileyen bu hastalığın tedavisi kümülatif olarak sosyoekonomik katkısı olacaktır.
İnsanlarda gelişen donmuş omuzu simüle eden, omuz ekleminde kontraktür, adezyon ya da fibrozis gelişmesine yol açan deneysel modeller tanımlanmıştır. Bu modellerden biri de omuz eklem immobilizasyon sonrası gelişen kontraktür ve fibrozis olup sıçanlarda alçı ile yapılan deneysel model bu çalışmada uygulanacaktır. Wistar albino türü sıçanlar kullanılacaktır. Kırk adet sıçan randomize olarak beş gruba ayrılacaktır. Isı kontrollü odalarda, dörderli olarak kafeslerde antibiyotiksiz su ve gıda ile takip edilecektir
Grup 1 (n:8): Sağlıklı kontrol grubu, serbestçe kafes içinde yemeğe ulaşan denekler (üçüncü hafta sakrifiye edilecekler)
Grup 2 (n:8): Birinci Hasta kontrol grubu; donuk omuz modeli oluşturulacak, tedavisiz bırakılacak denekler (üçüncü hafta sakrifiye edilecekler)
Grup 3 (n:8): Birinci kolşisin tedavi grubu; Donuk omuz modeli oluşturulup kolşisinin antiinflamatuar ve antifibrozis etkisinin hedef alındığı tedavi grubu (üçüncü hafta sakrifiye edilecekler)
Grup 4 (n:8):İkinci hasta kontrol grubu; Donuk omuz modeli oluşturulacak tedavisiz bırakılacak denekler (altıncı hafta sakrifiye edilecekler)
Grup 5(n:8): ikinci kolşisin tedavi grubu; Donuk omuz modeli oluşturulup kolşisinin antifibrozis etkisinin daha çok hedef alındığı tedavi grubu (altıncı hafta sakrifiye edilecekler)
Tedavi gruplarındaki deneklere 0,6 mg gün kolşisin verilecektir. Sakrifikasyon sonrası her gruptaki denekler randomize olarak yarısı eklem hareket açıklığı ölçümü için röntgenogram çekilecek diğer yarısı ise patolojik ve immünohistokimyasal olarak değerlendirilecektir. Elde edilen bulgular istatiksel olarak değerlendirilecektir.